can yücel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
can yücel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ağustos 2011 Pazartesi

35.damla

aç! aç! aç! 
diye haykırıyor yüzlerce mahkum. 
canımız yanmış gibi değil, 
canımız yana yana 
haykırıyoruz sahnedeki kadına: 
aç aç açç 

bir koçbaşı gibi zorluyor duvarları çığlığımız 
açız çünkü, 
açız... 
hem sade 
o kadına 
ve kadınlara değil 
güneşe, 
yeşile, 
toprağa 
ve açık havaya açız 
adam gibi çalışmaya 
insan gibi yaşamaya da açız 

onun için de işte, 
sahnedeki kadınla değil asıl 
bu düzenin bazına asılıyoruz 
aç aç aç 
diye haykırıyoruz. 
kilitleri aç 
kelepçeleri aç 
demir kapıları aç 
aç! aç! aç! 
açız çünkü, 
açız 
hem sade 
içerde değil 
güneşe, 
yeşile, 
toprağa, 
açık havaya, 
adam gibi çalışmaya, 
insan gibi yaşamaya 
sade içerde değil, 
dışarda da açız 
onun için de işte, 
sahnedeki kadına değil asıl, 
bu düzenin bazına asılıyoruz 
aç aç aç diye haykırıyoruz. 
bize okul, bize yol, bize fabrika aç! 

aç aç aç 
yine de nazlanıyor sahnedeki rakkas 
bu açmaza son çare 
bi açık versin diye bakıyoruz 
canımız yanmış gibi değil 
canımız yana yana haykırıyoruz: 
açamaz açamaz açamaz 
ama hala anlamıyor ki düzenbaz 
gönül hoşluğuyla o açmazsa eğer 
fırladığımız gibi bu tarih denen sahneye 
aç dediklerimizi biz 
kendi ellerimizle açacağız! 

26 Ocak 2010 Salı

Bu günlerde herkes gitmek istiyor

Bu günlerde herkes gitmek istiyor

Küçük bir sahil kasabasina
Bir baska ülkeye, daglara, uzaklara...
Hayatindan memnun olan yok.
Kiminle konussam ayni sey...
Herseyi, herkesi birakip gitme istegi.
Öyle "yanina almak istedigi üç sey" falan yok.
Bir kendisi
Bu yeter zaten.
Herseyi, herkesi götürdün demektir..

Keske kendini birakip gidebilse insan.
Ama olmuyor.
Hani kendimizden raziyiz diyelim, öteki de olmuyor.
Yani herseyi yüzüstü birakmak göze alinmiyor.
Böyle gidiyoruz iste.
Bir yanimiz "kalk gidelim",
öbür yanimiz "otur" diyor.
"Otur" diyen kazaniyor.

O yan kalabalik zira...
is, Güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma dugusu...
En kötüsü aliskanlik
Aliskanligin verdigi rahatlik,
Monotonlugun dogurdugu bikkinligi yeniyor.
Kaliyoruz...
Kus olup uçmak isterken, agaç olup kök saliyoruz.
Evlenmeler...
Bir çocuk daha dogurmalar...
Borçlara girmeler...
isi büyütmeler...
Bir köpek bile bizi uçmaktan alikoyabiliyor.

Misal ben...
Kapidaki Rex'i birakip gidemiyorum.
Degil busehirden gitmek,

iki sokak öteye tasinamiyorum.
Alip götürsem gelmez ki...
Bütün sokagim köpegim oldugunun farkinda
Herkes onu o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?
"Sirtinda yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardir;
Evet, sirtimizda yumurta küfesi var hepimizin
Kendi imalatimiz küfeler.
Ama egreti de yasanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazim.
Barik ufak kaçislar yapabilsek.
Var tabi yapanlar, ama az
Sadece kaymak tabakasi
Hepmiz kaçabilsek...
Bütçe, zama, keyif... Denk olsa.
Gün içinde mesela...
Küçücük gitmeler yapabilsek.
Ne mümkün
Sabah 9, aksam 18
Sonra baska mecburiyetler
Sikisip kaldik.
Sirf yeme, içme, barinmanin bedeli
Bu kadar agir olmamali.
Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karsiligi, bir ömür yani.
Ne saçma...
Bahar midir bizi bu hale getiren?
Galiba.
Ben her bahar asik olmam ama

Her bahar gitmek isterim.
Gittigim olmadi hiç.
Ama olsun... istemek de güzel.


CAN YÜCEL